BÖBREK NAKLİ SONRASI BESLENMENİN ÖNEMİ

03.06.2015 07:46:25

 

Böbrek nakli sonrası beslenmenin önemi nedir ?

 

 

Böbrek naklinden sonra, iyileşmeyi takip eden süre içinde, hastanın iyileşmesini sağlamak için beslenmenin büyük önemi var .

Nakil öncesi, hastanın beslenmesi böbrek foksiyonlarının bozuk olmasından dolayı, bazı minarelleri ve vitaminleri yoğun olarak alamaz ve hep kısıtlamaya gidilirdi dolayısıyla hastada beslenme oldukça zordu.

Organ nakli yapıldıktan sonra, hastaların en çok merak ettiği konulardan biride nasıl besleneceğidir. Nakil yapılmadan önce var olan beslenme biçimi ile nakil sonrası beslenme biçimi arasında farklılıklar vardır. Bu makale, beslenme planınızı en iyi şekilde yapmanıza, en iyi şekilde beslenerek kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır. Size özel beslenme programınızı ise diyetisyeniniz yada doktorunuzla görüşerek temin edebilirsiniz. Neden özel bir beslenme ve diyet programına ihtiyacımız vardır?
Organ naklinin gerçekleştirilmesini takip eden süre içinde iyileşmenin sağlanması ve naklin amacına ulaşabilmesinde beslenme önemli bir rol oynamaktadır. Hemodiyalize giren ve sonrasında böbrek nakli yapılan hastalar, diyalize girdikleri süre boyunca beslenme ve diyet programlarına uymuşlarsa nakil sonrası önerilen programlarına daha kısa zamanda ve kolaylıkla uyum sağlamaktadırlar.

Uygulanan ilaç tedavisi ile diyet arasında nasıl bir ilişki vardır?
Vücudumuzun uygulanan nakil işlemini reddetmemesi ve uyum sağlayabilmesi için verilen ilaç tedavisi ister istemez hastanın beslenmesini olumsuz yönde etkilemektedir. Besinlerle direkt etkileşime girerek kullanımlarını engelleyen yada metabolizmada bir takım değişikliklere neden olarak beslenme düzeninde bozukluklara yol açan bazı ilaçlar vardır;

Steroidler (kortizonun eksik hidrojenli bir türevidir)
* Cycloporine
* Tacrolimus
* Azathioprine
* Mycophenolate

Bu listeyi yeni piyasaya çıkan ilaçlarla artırmak mümkündür. Bu ilaçlar daha öncede belirttiğimiz gibi vücudumuzun çalışmasını etkileyerek birtakım değişikliklere neden olabilmektedir.
Steroidlerin Etkileri

1. iştahı artırarak, aşırı ve ani kilo almanıza neden olur,
2. kolesterol ve trigliserid gibi kan yağlarının artışına neden olur,
3. kan şekerini artırır,
4. sodyum ve sıvı retansiyonunu tetikler,
5. kemik ve kaslarınızın yıkımlanmasını hızlandırır.

Steroid ilaçlarının kullanılan dozu arttıkça yukarda sıraladığımız olumsuzlukların derecesi de artmaktadır.
Nakil sonrası yaygın olarak kullanılan diğer ilaçların etkileri

1. bazı ilaçlarda steroidler gibi kan kolesterol ve trigliserid düzeylerini artırırlar
2. kan şekeri ve kan basıncını artırırlar.
3. potasyum, magnezyum ve fosfor gibi minerallerinde dengesi nakil sonrası kullanılan ilaçlar nedeniyle bozulabilmektedir. Ancak doktorunuz tarafından verilen ilacın dozu ne kadar iyi ayarlanırsa yukarda sıraladığımız olumsuz etkilerde en aza indirilebilmektedir.

Beden ağırlığınızdaki artış kaçınılmaz mıdır?

Bir çok hastada nakil sonrası iştah artışı gözlenmektedir. Böbrek yetmezliği yada diyaliz tedavisi aldıkları dönemde beslenmelerinde yapılan değişiklikler veya beslenmelerine getirilen sınırlamaların oluşturduğu baskıdan kurtulduklarını düşünmeleri de iştah artışının nedenleri arasında gösterilebilir. Hastaya izledikleri bu tutumun doğru olmadığı ve meydana getirebileceği olumsuzluklar anlatılmalıdır.

Kendinizi sık sık tartmanız beden ağırlığınızı kontrol altında tutmanız açısından önemli bir adımdır. Aşırı yağ ve şeker içeren besinler, hamur işleri, tatlılar gibi yüksek kalori içeriğine sahip besinleri aşırı miktarlarda tüketmekten kaçınmanız gerekmektedir. Bu besinler yerine;

* kalori içeriği düşük çiğ sebze ve meyveleri,
* yağsız kırmızı et, derisiz kanatlı eti ve balığı,
* yağ içeriği düşük yada yağsız besinleri,
* şeker içermeyen sade soda gibi içecekleri tercih ederek kalori alımınızı sınırlandırmanız mümkündür.vermelisiniz,

* Bütün hayvansal ve bitkisel yağların tüketimini sınırlayın,
* Kırmızı et tüketirken yağsız kısımlarını tercih edin, balık ve tavuk tüketimini ihmal etmeyin,
* Yağ içeriği yüksek hazır besinlerden uzak durun,
* Öğünlerde sebze tüketimini ihmal etmeyin, ancak salatalara aşırı miktarda yağ koymayın,
* Kızartmalardan uzak durun,
* Katı yağ, margarin yada tereyağını mümkün olduğunca tüketmeyin,
* Yemeklere eklediğiniz yağdan fazlasını tüketmemeye özen gösterin,
* Aşırı miktarda yağ ve şeker içeren hamur tatlıları yerine, yağ ve şeker içeriğinin daha az olduğunu düşündüğümüz sade veya meyveli süt tatlılarını tercih edin. Mümkünse süt tatlılarını evinizde kendiniz yapın.

Yüksek karbonhidrat içeren besinler hangileridir?

* Karbonhihratlar rafine şeker ve nişasta gibi besinlerin yapısında bulunmaktadır. Vücudumuzun ihtiyacı olan enerjinin büyük bir bölümü karbonhidratlardan karşılanmaktadır.
* Steroid ilaç tedavisi alıyorsanız, fazladan karbonhidrat kullanımı metabolizmanızı oldukça zorlar. Bu durumun neticesinde kan şekeriniz normalden daha yüksek seyreder ve diyabet oluşumu için zemin hazırlanır.

Bu nedenle, günlük beslenme programınızda daha az ‘basit’ karbonhidrata yer vermeniz önerilmektedir. Basit karbonhidratlar; rafine şeker, tatlılar, şekerlemeler, reçel, çikolata vb. şeker eklenmiş hazır besinler ve gazlı içecekler olarak tabir edilen kola, gazoz vb. içeceklerde aşırı miktarda bulunmaktadır.

Günlük beslenmenizde, ‘komleks’ karbonhidratlara, basit karbonhidratlardan daha fazla yer vermelisiniz. Makarna, ekmek, rafine şeker eklenmemiş tahıl gevrekleri, kurubaklagilleri tüketebileceğiniz gibi, buğday, arpa ve mısır gibi doğal taneleri de tüketebilirsiniz.
Neden düşük tuz içeriği olan bir beslenme biçimi gereklidir?

Diyaliz tedavisi veya kronik böbrek yetmezliği esnasında, hastaların tuz tüketimi sınırlanmaktadır. Hatta bir çok diyaliz hastasında sıvı tutulumu ve volümü artırarak tansiyon sorunlarına yol açtığından, kullanımı kesinlikle önerilmemektedir.

Nakil sonrası tıbbi tedavi, örneğin steroid ilaç kullanımı, vücutta sıvı tutulumuna neden olmaktadır. Tuz kullanımı ise bu durumu daha da artırdığından, vücutta sıvı tutulumu daha da artar ve kan basıncında artışla birlikte hastalarda yüksek tansiyon meydana gelir. Oysa kontrollü kan basıncının sağlanması, nakil yapılmış hastalar için oldukça önemlidir. Günlük en fazla ne kadar tuz tüketmeniz gerektiğini doktorunuza sormanız oldukça önemlidir.

Tuz ve sodyum alımını sınırlamanız gerektiği söylenmişse, aşağıdaki besinleri tüketirken daha dikkatli olun:

* Rafine sofra tuzu, iyotlu tuz veya işlenmiş kaya tuzu,
* Tuz içeriği yüksek olan salçalar,
Salam, sosis, sucuk tuz içeriği yüksek, işlenmiş et ürünleri,
* Tuz içeriği yüksek hazır çorbaların hepsi,
* Piyasada dondurulmuş olarak satılan hazır yiyecekler,
* Tuz eklenerek yapılan mevsim turşuları.

Yukarda saydığımız besinlerin yerine:

* Tuz içeriğini kendiniz ayarlayabileceğiniz ev yapımı salçaları kullanabilirsiniz,
* Tuz içeriği yüksek, işlenmiş et ürünleri yerine taze et tüketimini tercih edebilirsiniz,
* Tuz içeriği yüksek hazır çorbalar yerine, mevsim sebzelerinden hazırlanan veya geleneksel olarak pişirdiğiniz ev yapımı çorbaları tuz koymadan kendiniz hazırlayabilirsiniz,
* Turşu yapımında tuz yerine sirke kullanabilirsiniz.

Yeterli miktarda protein alımı neden önemlidir?

Protein, kaslarımızın ve dokularımızın yapımı ve onarımı için gereklidir. Ayrıca operasyon sonrası iyileşmenize yardımcı olduğundan oldukça önemli bir besin öğesidir. Nakil sonrası protein alımı, önceden aldığınızdan daha fazla olmalıdır; çünkü steroid ilaç tedavisi sırasında doku harabiyeti daha fazladır ve yeterli protein alımı ile doku yıkımı önlenebilir. İlaç tedavisi bittikten sonra normal düzeyde protein alımı yeterli olacaktır.

* Kırmızı et, kanatlı etleri (tavuk, hindi, kaz, ördek gibi) ve balık,
* Süt, yoğurt ve peynir,
* Yumurta,
* Kurubaklagiller proteinden zengin besinlerdir.

Potasyum alımı ne kadar olmalıdır?

Eğer başarılı bir nakil gerçekleştiyse ve doktorunuzun yaptığı takiplerde herhangi bir aksaklık görülmüyorsa normal miktarlarda potasyum alımı sakıncalı değildir. Nakil sonrası uygulanan tıbbi tedavilerin bazıları kan potasyum düzeyini yükseltirken, bazıları ise düşürmektedir. Kan potasyum düzeyiniz normalin üzerinde yada altındaysa doktorunuz tıbbi müdaheleyi yaptıktan sonra, kan potasyum düzeyinizin durumuna göre beslenme ve diyet programı hazırlaması için mutlaka diyetisyeninize başvurunuz.

* Portakal, muz, domates salçası, patates, süt, yoğurt gibi doğal besinler yüksek miktarda potasyum içermektedirler. Kan potasyum düzeyi düşük olan hastalar için bu besinlerin yanı sıra sebze ve meyvelerin bir çoğu da tüketime elverişlidir.
* Kan potasyum düzeyi yüksek olan hastalar bu besinleri sınırlı miktarda tüketmelidirler. Ayrıca içeriğinde potasyum olan hazır besinlerin tüketimi de sakıncalıdır.

Kalsiyum ve Fosfor alımı ne kadar olmalıdır?

Diyetle alınan kalsiyum ve fosforun dengeli olması oldukça önemlidir. Kalsiyum ve fosfor metabolizmasının bozulmuş olması, uzun vadede kemiklerin normal içeriği ve yapısının deformasyonuna neden olmaktadır. Bu durum genellikle böbrek hastalarında meydana gelmektedir. Nakil sonrası rutin kontrollerde doktorunuz tarafından yapılan tetkikler de kemik yapısında anormallikler olup olmadığına muhakkak bakılmalıdır. Yeterli miktarda kalsiyum ve fosfor alımını sağlamak içinse, süt grubu (süt, yoğurt, peynir) besinler her gün mutlaka tüketilmelidir. Doktorunuz veya diyetisyeniniz tarafından aksi söylenmedikçe süt grubunu düzenli olarak tüketmeniz önerilir. Gerekli olduğu durumlarda, kalsiyum ve fosfor preparat olarak doktorunuz tarafından önerilecektir. Doktorunuz önermemişse, kalsiyum ve fosfor preparatlarını kullanmayınız, bu ilaçların bilinçsizce kullanımı nakil sonrası tıbbi tedaviyi olumsuz yönde etkileyebilir.

 

Yorumlarınız


Haberin okunma sayısı : 4390
Önemli not: diyalizmerkezleri.org, siteye alınan haberlerin içeriği hakkında sorumluluk kabul etmez. Haberi orjinal kaynağından yargı yolu ya da karşılıklı rıza sonucu kaldırtmışsanız, sitemize başvurarak haberin sitemiz içeriğinden de kaldırılmasını sağlayabilirsiniz. Haberlerde gizli reklam bulunması olasılığı vardır.

Diğer Haberler