Diğer Haberler

01.05.2013 09:55:44

 DİYALİZ NEDİR?

 
Böbrekler insanlarda genellikle iki adet olup arkada bel omurlarının yanında her iki taraftadır. Boyu yaklaşık 12 cm, eni 6cm, kalınlığı 3cm, ağırlığı 150gr civarındadır. Böbreğin temel görevi idrar oluşturmaktadır. Böbrek kalp tarafından pompalanan kanı alarak glomerüllerden geçirir ve idrar oluşturur. Böbrek idrar yapımı, sayesinde; alınan gıdaların sindirilmesi sırasında açığa çıkan zehirli maddelerin ve fazla suyun uzaklaştırmasını sağlar. Böbrekler ayrıca renin hormonu sayesinde kan basıncının kontrolünde, eritropoetin hormonu sayesinde kan hücrelerinin üretiminde ve kalsiyum fosfor dengesini düzenleyerek kemik metabolizmasında etkilidir. Böbrek fonksiyonlarının % 80 - 90''nı kaybetmiş olan hastalarda diyaliz tedavisine başlanmalıdır Diyaliz Tedavisi İki Şekilde Uygulanır.
Hemodiyaliz: Hasta kanının damardan alınarak özel makineler kullanılarak temizlenip tekrar hastaya verilmesi sistemidir. Hastanın ihtiyacına göre bir veya üç defa uygulanır.
Periton Diyalizi: Hastanın karın boşluğuna verilen sıvıya atık maddelerin geçmesi ve daha sonra bu sıvının boşaltılması esasına dayanır. Bu işlem için makineye ihtiyaç yoktur.
 
HEMODİYALİZ
 
Hemodiyaliz kanın vücut dışında bir makine aracılığıyla temizlenip (suni böbrek) vücuda geri verilmesi işlemidir. Normalde hastanelerin diyaliz ünitelerinde yapılır. Hastanın sağlık durumuna göre haftada 2-3 kez uygulanmaktadır. Her seans yaklaşık 4-5 saat sürmektedir. Hemodiyalizin gerçekleştirilmesi için küçük bir cerrahi operasyona ihtiyaç vardır (fistül ameliyatı). Bu operasyon, hastaya yapılan hemodiyaliz işlemini hızlandırmak ve kolaylaştırmak için uygulanır ve damarların birleştirilmesi şeklinde gerçekleştirilir.
 
HEMODİYALİZİN AVANTAJLARI
 
Atık maddeler vücuttan hızla ve başarıyla uzaklaştırılır,
Uzman hekimler ve hemşireler tarafından gerçekleştirilir,
Diğer hastalar ile ilişki kurulmasını sağlar,
Her gün değil, haftada 2-3 defa yapılır.
 
HEMODİYALİZİN DEZAVANTAJLARI
 
Tedavi seansları arasında fiziki düşme ve yükselme olarak tarif edilebilecek ve diyaliz sonrası hastanın kendisini iyi hissetmesi, ancak bir sonraki seansa kadar yavaş yavaş tekrar kötüleşmesi sonucu oluşan rahatsızlık hissedilebilmektedir.
Tedavi sırasında iğneler kullanılmaktadır.
Çeşitli sıvı ve gıdaların alınmasının kısıtlanması gerekebilmektedir.
Cerrahi bir operasyon gerekmektedir.
Tedavi sırasında tansiyonda ani değişiklikler olabilmektedir.
 
PERİTON DİYALİZİ
 
Periton diyalizi, karın boşluğuna verilen özel bir solüsyon aracılığı ile, hastanın kendi periton membranı  (karın iç zarı) kullanılarak kanın artık maddelerden arındırılması ve sıvı dengesinin sağlanması işlemidir.
Uygulanışı:
Öncelikle bir küçük cerrahi operasyon yardımı ile karın boşluğuna, ince yumuşak plastik bir tüp (kateter) yerleştirilir. Hastanın sağlık durumuna ve yaşına bağlı olarak karın boşluğuna kateter yoluyla 1.5-2 litre civarında “periton diyaliz solüsyonu” verilir. Solüsyonun karın boşluğuna verilmesiyle diyaliz başlamış olur. Vücuda verilen bu solüsyon 4-6 saat süreyle karın boşluğunda kaldıktan sonra değiştirilmesi gerekir. Bu zaman süresince, karın boşluğundaki  solüsyona geçen atık madde ve kirli suyun dışarıya çıkarılması gerekmektedir. Bu işlem yine kateter yoluyla normal fiziki kurallar (yer çekimi) içerisinde gerçekleşir.  Hemen sonra, karın boşluğu yeni diyaliz solüsyonu ile doldurulur. Bu işleme “solüsyon torba değişimi işlemi” denir. Periton diyalizi bazı kişilerce sağlıklı böbreğin yaptığı fonksiyona en yakın diyaliz yöntemi olarak gösterilmektedir, çünkü diyaliz solüsyonu 24 saat boyunca devamlı olarak karın boşluğunda bulunur ve atık maddelerin kandan uzaklaştırılması doğal bir yüzey olan periton membranı (karın iç zarı) aracılığıyla gerçekleşir.
Torba değişimi hasta tarafından, gün içerisinde 4-5 defa yapılabilir. Bu şekilde uygulanan periton diyalizine “Sürekli Ayaktan Periton Diyalizi” denir (SAPD).
SAPD yapılırken en çok dikkat edilmesi gereken şey, temizlik konusudur. Aksi takdirde enfeksiyona (iltihaplanmaya)uygun ortam yaratılmış olur ki bu da istenmeyen komplikasyonlardan (kötü yan etkilerden) bir tanesidir.
 
SAPD’NIN AVANTAJLARI
 
Hemodiyalize kıyasla daha iyi kan basıncı kontrolü sağlanabilmektedir.
Daha iyi sıvı kontrolü (aşırı sıvı birikimi olmaz) sağlanabilmektedir.
Çok az diyet kısıtlaması gerekmektedir.
Kalp ve damar sistemine yüklenme çok az olabildiğinden özellikle yaşlı hastalarda ve çocuklarda uygulanması tercih edilebilmektedir.
 Kanın pıhtılaşmasına engel olmak amacıyla damar içi yoldan heparin uygulanmasına gerek duyulmamaktadır.
Tedavi  hastanın kendisi tarafından uygulanmakta ve hasta kendini daha iyi hissetmektedir.
Tedavinin uygulama şekliyle ilgili eğitim basit ve süresi kısadır.
Bir diyaliz merkezine bağlılık gerekmemektedir.
 
SAPD’NIN DEZAVANTAJLARI
 
Enfeksiyon riski
Katetere bağlı enfeksiyonlar
Peritonit (karın içi zarı iltihabı)
Günlük uygulama gerektirmektedir. (günde 3-5 defa yapılmalı).
Protein kaybı oluşabilmektedir.
Küçük bir cerrahi operasyona ihtiyaç vardır.
 
PERİTON DİYALİZİ HASTA TARAFINDAN KOLAYCA ÖĞRENİLEBİLİR VE EVDE , İŞTE , OKULDA, SEYAHATTE VE İSTEDİĞİNİZ HER TEMİZ ORTAMDA UYGULANABİLİR.
 
SAPD’nin başlayan bir hastada çeşitli sorular oluşabilir. En sık rastlanan ve hastayı düşündüren sorulardan bazıları şunlardır:
 
Torba değiştirme işlemini nerede yapabilirim?
Diyaliz sıvısını ısıtmam gerekir mi?
Bedenimde sıvıyla kendimi nasıl hissedeceğim?
 
TORBAMI NEREDE DEĞİŞTİRİLEBİLİRiİM ?
 
SAPD’nin en büyük avantajlarından biri hemen hemen her temiz ortamda (evde, işte, okulda) torba değiştirme işleminin yapılabilmesidir. Ancak değişimin güvenle yapılabilmesi için bazı tedbirlerin alınması gerekir.
 
Evde: Değiştirme işlemi SAPD hemşiresi tarafından size önerilen bir odada yapılabilir. Kirliliğe engel olunması için odanın pek fazla kullanılmayan bir oda olmasında yarar vardır. Bu , özellikle işlemin yeni öğrenilmeye başlandığı ilk günler için çok önemlidir. Gerekli olmamakla birlikte evde bu iş için bir oda ayırmak isteyebilirsiniz. Odada veya yakında bulunacak bir lavabo ellerin yıkanmasını kolaylaştıracaktır.
Kullanmayı planladığınız alanı SAPD hemşiresi ile görüşünüz.
 
İşte: SAPD, iş hayatını sürdürmenizi engellemeyecek en iyi diyaliz yöntemidir. Bir iş günü boyunca torba değişimlerinin bir çoğunu evde yapabilirsiniz. Ancak bir de öğlen vaktinde torba değişimi yapmanız gerekebilir. İş yerinizde torba değişimi için uygun bir yer seçiniz ve ihtiyaçlarını işvereniniz ile görüşünüz. Birçok işveren bu konuda yardımcı olmakla birlikte, sorununuz olduğu takdirde SAPD hemşirenize danışabilirsiniz.
Yolculukta: SAPD’de bir makineye veya hastaneye bağlı olmadığınız için tatile çıkmanız mümkündür ve istediğiniz takdirde yurt dışına çıkmanız için bir engel yoktur.
Kısa geziler: İhtiyacınız olan diyaliz sıvısını ve malzemeleri yanınıza alınız. Mümkünse torba değişimini seyahat sırasında, ya bir yere hareket etmeden önce veya vardıktan sonra yapınız. Bir seyahat sırasında değiştirme işlemi yapmanız gerekiyorsa önce SAPD hemşirenize danışınız.
 
SIVIYI ISITMAM GEREKİR Mİ ?
 
Soğuk diyaliz sıvısı rahatsız edici olabilir. Bu nedenle kullanmadan önce ısıtılması iyi olur. Torbanızı temiz, kuru ve direkt ısıdan uzak olan herhangi bir yerde ısıtabilirsiniz. Bu işlemi torbayı kışın ılık bir radyatörün üzerine koyarak (önce bir havlu veya temiz beze sararak) yapabilirsiniz.
Torbayı iki termofor arasına da yerleştirebilirsiniz. Isıtma işlemi ile ilgili olarak SAPD hemşiresi tarafından önerilen yöntemleri uygulayınız.
Solüsyon torbalarının mikrodalga fırında ısıtılması tehlikeli olabilir. Mikrodalga fırınlar torbayı eşit ısıtmadığı için sıvıda “sıcak noktalar” oluşturabilir. Bu da peritonunuza zarar verebilir.
 
BEDENİMDE (KARNIMDAKİ ) SIVIYLA KENDİMİ NASIL HİSSEDECEĞİM ?
 
Herkes diyalize karşı farklı bir reaksiyon gösterir. Bazıları SAPD’ye hiç güçlük çekmeden uyum sağlar. Bazıları ise, ilk günlerde bazı sorunlarla karşılaşabilirse de kısa sürede alışır.
İlk başta, sıvı bedeninize yayıldıkça, omzunuzda hafif bir rahatsızlık duyabilirsiniz. Ayrıca ilk günler biraz dolgunluk veya şişkinlik hissedebilirsiniz. Karın içindeki sıvının meydana getirebileceği rahatsızlığı ortadan kaldırmak için ilk günlerde SAPD’ye daha küçük miktarlarda sıvı ile başlanabilir. Böyle bir rahatsızlık karşısında diyaliz merkezine başvurunuz.
Solüsyonun karından boşalma sürecinin sonuna doğru kasıklarınıza doğru bir ağrı oluşabilir. Bu , kateterin üzerindeki emiş etkisine bağlıdır. Genellikle boşalacak sıvının çok azaldığını veya bittiğini işaret eder. Önce pozisyonunuzu değiştirmeyi deneyiniz. Ayrıca klempin bu aşamada kapatılması yararlı olabilir. Bu şikayet kısa sürelidir ve bir çok hasta tarafından hissedilmektedir. 
Her yeni tedavi gibi SAPD’ye de alışmak için biraz zaman geçmesi gerekebilir. Sabırlı olunuz, kısa zamanda bu tedaviyi çok iyi bir şekilde uygulayabileceksiniz.
 
MAKİNE İLE YAPILAN PERİTON DİYALİZİ (A.P.D.)
 
Bu metal bir makine yardımı ile uygulanır. Diyaliz ya bir hastanede veya hastanın evinde gece boyunca yapılır. Makine başlangıçta uzman kişilerce programlanır. Hasta yatmadan önce makine ve kateter bağlantısını yapar ve başlama düğmesine basar. Makine, hasta uykudayken periton diyalizi işlemini gerçekleştirir. Elektrik olan her yerde kolaylıkla kullanılabilir. Periton diyalizi makinelerinin  “Home Choice” ve “Pac Xtra” adı verilen iki tipi vardır.
Tıbbi sebepler ile, makine ile periton diyalizi, bazı hastalar için diğerlerine göre çok daha kullanışlıdır. Bütün hastalar, diyaliz merkezlerinde görevli doktor ve hemşirelerin sunacağı değişik alternatifler konusunda fikir alabilme şansına sahiptir.
APD (Aletli Periton Diyalizi)’nin Avantajları ;
 
Diyaliz genellikle geceye programlanıp hasta uyurken gerçekleştiğinden, günün geri kalan kısmında diyaliz yapılmasına gerek yoktur. Böylece çalışan ve okula devam eden hastalar için daha uygun tedavi zamanlaması sağlar.
Değişimler hasta uyurken gerçekleştiğinden karın içi basıncı azalmıştır. Bu nedenle basınca bağlı oluşabilecek yan etkilere (fıtık, kaçak…vs.) daha az rastlanır.
“Home Choice” adı verilen periton diyaliz makinesi taşınabilir ağırlıkta olduğundan seyahatler sırasında rahatlıkla kullanılabilir.
 
EĞİTİM
 
Hangi periton diyaliz yönetimine karar verilirse verilsin, hasta her zaman bir uzman hemşire tarafından eğitilir ve yönlendirilir. Her hasta ile ayrı ayrı ilgilinilir ve tedaviye detaylı bir şekilde öğrenmesi sağlanır. Öğrenmeyi kolaylaştırmak için bazı yardımcı malzemeler kullanılır.(video kaset, broşürler)
Hastanın eğitim sonrası kendinden emin olduğuna kanaat getirilince hasta taburcu edilir. Doktor yada SAPD hemşiresi tarafından takip altına alınır ve sürekli kontrollerle tedavinin devamlılığı sağlanır.
 
PERİTON DİYALİZİNDE KARŞILAŞILABİLECEK MUHTEMEL SORUNLAR
 
Bir çok tedavide olduğu gibi, periton diyalizinde de bazı sorunlar çıkabilir. En önemlilerinden biri enfeksiyondur. Özellikle kateter çıkış yerinde ve karın boşluğunda iltihap gelişebilir. Enfeksiyonun başlıca nedeni tedavinin kurallarına dikkat edilmemesi ve uygulama sırasında yapılacak yanlışlıklardır. Değiştirme işlemini iyi öğrenen ve uygulayan hastalarda iltihaplanma çok nadiren görülebilmektedir.
Bu tür enfeksiyonların tedavisi için genellikle hastaneye yatmaya gerek yoktur.(eğer çok ciddi bir iltihaplanma söz konusu değilse) Antibiyotik tedavisi ile hasta evde tedavi edilebilir.
Her çeşit enfeksiyonda olduğu gibi erken teşhis ve erken tedavi, erken iyileştirmeyi getirir. Eğitim süresince, hastanın kendini enfeksiyondan nasıl koruyacağı, enfeksiyonu nasıl tanıyacağı ve riski en aza indirmek için neler yapabileceği öğretilir.
 
PERİTONİT VE KATETER ÇIKIŞ YERİ ENFEKSİYONUNU ÖNLEMEK İÇİN BAZI ÖNEMLİ NOKTALAR:
 
Her zaman ellerinizi ve torba değiştirme işlemini yapacağınız yeri (ortamı) temiz tutun, ellerinizi akar suyun altında iyi sabunlayın ve 3 dakika süreyle yıkayın. Sonra temiz kağıt havlu veya kağıt peçete ile ellerinizi kurulayın.
Her gün kateterin çıkış yerini kontrol edin. Hafifçe karın ve kateterin olduğu bölgeye bastırarak kateter ile ilgili bazı sorunları fark edebilirsiniz (ağrı, batma gibi). Sağlıklı kateter çıkış yeri her zaman kuru ve temiz olmalıdır. Eğer bir sızıntı, akıntı, ağrı veya renk değişimi var ise hemen SAPD hemşiresini arayınız veya doktorunuza başvurunuz.
Her gün, her değişim işlemi sonrasında karnınızdan çıkan sıvıyı kontrol ediniz. Eğer renk değişimi veya bulanık görürseniz, karnınızda şişkinlik veya ağrı varsa iltihap söz konusu olabilir. Bu durumda hemen doktorunuza başvurunuz.
 
PERİTON DİYALİZİ İLE YAŞAM
 
Periton Diyalizi tedavisi ile yaşamını sürdürmesi gereken bir kişi, kendinden emin ve güvenli olup, bundan sonraki yaşamında da hastalığı öncesinde ki   yaşantısını aynen sürdürebileceğini inanmalıdır.
Periton diyaliz ile rahat hareket edebildiğinizi göreceksiniz. Diyet olarak büyük oranda periton diyaliz öncesi kullanılan diyet programınız geçerli olacaktır. Bu konuda doktorunuzla görüşmenizde yarar vardır. Doktorunuz size sağlıklı gıda konusunda gerekli bilgileri verecektir.
Bu tedavi yöntemini kullanan bir çok hasta görevlerine dönmüş ve normal meslek yaşantılarını sürdürebilmektedir.
Periton diyaliz ile yaşamda, her zaman kullandığınız giysileri kullanabilirsiniz. Sizin dış görünümünüzde bir farklılık olmayacaktır.
Periton diyalizi tedavisindeki hastalar spor yapma konusunda da özgür olacaklardır. Hafif sporlar genellikle tavsiye edilmektedir. (Hafif jimnastik, yürüyüş, yüzme, bisiklet gibi). Ancak sert sporlar bu hastalar için genellikle uygun görülmemektedir.
Bu kronik hastalığa sahip olan bir çok insan için hayat oldukça zor ve streslidir, ancak unutmamalıyız ki böyle kişileri ve ailelerini destekleyecek ve onların yanında olacak bir çok insan vardır.
 
Kaynak ; MEDİCANA Organ ve Doku Nakli Ekibi 

Yorumlarınız


Haberin okunma sayısı : 1305
Önemli not: diyalizmerkezleri.org, siteye alınan haberlerin içeriği hakkında sorumluluk kabul etmez. Haberi orjinal kaynağından yargı yolu ya da karşılıklı rıza sonucu kaldırtmışsanız, sitemize başvurarak haberin sitemiz içeriğinden de kaldırılmasını sağlayabilirsiniz. Haberlerde gizli reklam bulunması olasılığı vardır.